ELİMDEN,DİLİMDEN,YÜREĞİMDEN ESİNTİLER

SÜPER TEKLİF'E ÜYE OL, SEN DE KAZAN!

ÖNERİLER

6/9/2006 · Kategori: egitim

  OKULLAR AÇILIRKEN

   Okulların açılmasına az bir zaman kaldı.Çocuğu okula

başlayacak ailelerde okul alış-verişleri de başladı.Onlara

kolay gelsin.Öğrencilere de başarılı bir yıl geçirmelerini

diliyorum.Başarı deyince aklıma gelen birkaç öneriyi ba-

zı arkadaşlarımın da isteği üzerine hatırlatmak istedim.

Okul açılınca öğretmenleri de mutaka söyleyeceklerdir

ama sanırım erken hatırlamanın yararı olur.

   

   Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan yavrularımız ilk

günlerde mızmızlanacaklar.Anneden ayrılmak istemeye-

cekler.Bu durumda anneye büyük görev düşer.Eğer an-

ne okulda kalmak istemiyor diye her mızıklamada çocuğu

alıp eve giderse işi çok zor olur.Büyük bir sabırla ve çocu-

ğu hırpalamadan okula alışmasına yardım etmelidir.

    Bence çok önemli bulduğum bir durum da ailenin çocu-

ğun yanında okul ve öğretmen hakkında olumsuz konuşma-

ması.O duymaz, içeride gibi düşünmeyin.Onlar her şeyi du-

yar ve farkederler.

  Olumsuz konuşursanız ne olur? 

  Çocuk büyük bir heves ve istekle başladığı okulunu,öğret-

menini sevmemeye başlar.Nasıl olsa annemler de sevmiyorlar

diye düşünür.Öğetmeni dinler görünür ama dinlemez.Hele

"Bu öğetmeni ve okulu değiştrelim"gibi lafları duyarsa ilgisi

daha da azalır.Nasıl olsa okulumu ve öğretmenimi değiştire-

cekler diye düşünür, yazılarını yazmamaya, ödevlerini yap-

mamaya başlar.Diğer çocuklar yazıp çizerken bu çocuk on-

lardan geri kalır.

  Günler geçtikçe ipin ucu kaçtığından kendini göstermek

için yaramazlıklara başlar.Arkadaşları tarafından dışlanır.

Artık ders yapmayan,söz dinlemeyen yaramaz bir çocuk

olur.Sonra nasıl düzeltelim diye çareler aranmaya başlanır.

Tabi öğretmen tedbir alacaktır ama ailede konuşulaları

bilemez.Tabi ki başarısızlığa tek neden bu değil.Ama okula

yeni başlayan minik yavrular için önemli. 

     Okuldan eve geldiğinde hemen sorguya çekmeyiniz.

     Bugün okulda ne yaptınız?

     Öğretmenin sana nasıl davrandı?

     Arkadaşlarınla güzel oynadın mı?

     Yemeğini yedin mi,kahvaltını yaptın mı,ne yedin?

Benzeri sorularla sorguya çekilen çocuk günün birinde sizi

memnun etmek için yalan söylemeye başlar.

     Ödev yapma konusunda baskı uygulamayın.

     Evde ödev yapmayı oyun haline getiriniz.

Eve gelen çocuk önce dinlenmeli.Sonra yavaş yavaş ustalıkla

sözü ödeve getirip,yönlendirilmelidir.

     Örnek:Canım benim,ben okula gittiğim yıllarda ilk günlerde

bize çizgi çizdirirlerdi.Ben bu çizileri unutmuşum.Siz çiziyor

musunuz."Evet çiziyoruz" diyecek."Bana hatırlatır mısın?" 

diyerek ödev yapmaya başlanabilinir.Ya da sizin bulduğunuz

değişik bir yöntemle.

      Bazı çocuklar çabuk sıkılır.Onlara da sınır koymak yararlı

olabilir.Yani 5 satır yaz 5 dakika oyna gibi.Ama bu 5 dakika

oyun 10 olmamalıdır.O zaman tutarsızlık olur.Hemen suis-

timal ederler.Çocuklar çok uyanıktır.Nasıl olsa dediğini yap-

mıyor diye düşünür başlar "ne olur biraz daha" demeye. Da-

yanamaz "peki" derseniz otorite çocuğa geçer. Artık sizin sö-

zünüzü dinlemez.

      Davranışlarınızda ve sözlerinizde tutarlı olunuz.

Yukarıdaki anlattığım gibi eğer bir şeyi söyler yapmazsanız ya

da siz uygulayıp da baba uygulamazsa bu da tutarsızlıktır.Siz-

den elde edemediğini babadan ya da babadan elde edemediği-

ni anneden elde etmeye çalışacaktır.Bu da çocukta tutarsızlık

olarak yanyacaktır.Bir hocam derdi ki:"Çocuğa öldürürüm

seni demeyeceksiniz.Eğer derseniz de öldüreceksiniz."

      Yani ya söylemeyeceksin ya da söyledğini yapacaksın.Tabi

anne ve babanın da sözü bir olacak. 

     

     Bu günlük bu kadar Umarım yardımcı olabilirim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!


ÖNERİLER (devam)

6/9/2006 · Kategori: egitim

     OKULLAR AÇILIRKEN (devam)

    

    Çocuklar anne ve babayı çok iyi kullanılar.

Kendinizi kullanılmaya açık tutarsanız, çocuk

bunu hemen fark eder ve kendi istekleri doğ-

rultusunda hareket eder.Bu çocuğun isteklerini

gözardı edeceğimiz anlamına gelmez.Elbetteki

makul istekleri yapılacaktır.

      Anne "Hadi ödevini yap" derde,baba "Gel

çocuğum maçı izleyelim sonra yaparsın" derse

bu çocuk annenin bir daha ödevini yap dediğin-

de babaya sığınacak ödev yapmamak için onu

kullanacaktır.Bu durum da çocuğu ödev yapma

konusunda tutarsızlığa ve ciddiyetsizliğe itecektir.

    Evde unuttuğu ders araçlarını

arkasından okula götürmeyiniz. 

   Çünkü: Kendi sorumluluğunu öğrenmesi

lazım.Nasıl olsa annem ya da babam vs.ar-

kamdan getirirler düşüncesi ile çanta hazırla-

mada dikkatli olmaz.Sorumluluk kazanmaz.

Kendi araç gereçlerini kendisinin hazırlaması

gerekir.(Bunu ilk okula başlayanlar için birlik-

te yapabilirsiniz.Okula iyice alıştıktan sonra

yavaş yavaş kendisine bırakmalısınız.) 

   Çocuğunuzu örnek vererek başka çocuklar-

la kıyaslamayınız.

   Eğer Ahmet daha güzel yazıyor,Fatma daha

dikkatli,daha düzenliler,eve gelince hemen ö-

devlerini yapıyorlar gibi benzeri kıyaslamalar

yaparsanız çocuğunuz o çocuklara kin duyacak-

tır.Her fırsatta onlarla olumsuz davranışlara gi-

recektir.Bu da hem çocuğu,hem de sizi üzecek-

tir.Unutmayınız hiçbir çocuk birbirine benzemez.

Aynı anneden olan kardeşler benziyor mu?

   Çocuğunza sürekli yapamıyorsun,yazamıyor-

sun,uyamıyorsun vb.sözler söylemeyiniz.

   Çünkü:Bir atasözü der ki "Kırk gün ne dersen

o olur" eğer siz de çocuğa sürekli olumsuz söz-

ler söylerseniz çocuk için için küser,başarısızlığı

kabullenir,geliştirmek için çaba sarfetmez.Kendi

dünyasına çekilir.Okulla ilgilenmez.

   Şöyle düşünün kendinizce çok güzel yemek yap-

tınız özenerek masa hazırladınız eşiniz geldi ve yap-

tığınız yemeği hiç beğenmedi.Ne yaparsınız,ne dü-

şünürsünüz? İşte çocuk da kendince güzel yazdı

ama ailesi beğenmedi ne yapacak? Siz belki eşinize

"beğenmezsen beğenme" dersiniz ve bir dahaki se-

fere nasıl olsa beğenmiyor özenmeme gerek yok

diye düşünürsünüz. Çocuk size öyle de diyemez

ama özenmeme,dikkatli olmama gerek yok diye

düşünür.İlgisizlik göstermeye başlar.

 

  Yine çok gevezelik ettim galiba..Bilmem yarar-

lı oluyor mu? Eğer olmuyorsa ya da sorularınız

olursa lütfen yorum yazarak belirtiniz.Ben de ken-

dimi frenleyeyim.Yoksa aklıma geldikçe yazacağım.

 

 

   

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


ÖNERİLER (devam-2)

6/9/2006 · Kategori: egitim

  Çocuğunuzu kontrol etmek için sık sık okula gitmeyiniz.

 

 Çünkü: Çocuk, kendini idare etmesini öğrenmeli.Siz her git-

tiğinizde birşeyler isteyecek,arkadaşlarını şikayet edecek vs.

Koruma iç güdüsüyle ve o anki psikolojiyle yanlış bir davra-

nışta bulunabilirsiniz.Çocuğun da davranışları değişir. 

 Bu durum diğer çocukları da etkiler.Onlar da annelerinden

sürekli okula gelmelerini isterler.

  "Filan arkadaşımın annesi hep okula geliyor,sen niye gelmi-

yorsun?"diye baskı yaparlar.

  Çocuğun okulla ilgili isteklerine aracı olmayınız.

  Çocuk isteklerini oğretmenine kendi söylemeli.

Örnek:Öğretmenime gel söyle oturduğum yeri değiştirsin.Ya

da sıra arkadaşımı değiştirsin gibi.

  Bunları siz söylerseniz, eğer öğretmen de siz söylediğiniz için

yaparsa o zaman çocuk sürekli istekleri için sizi kullanacaktır.

Sorunlarını kendisi çözmeyi öğrenemeyecektir.

  Annelerin önem verdikleri bir durum da çocuklarının hep ön

sırada oturmasıdır.Halbuki bu öğretmen için hiç önemli değildir.

Öğretmen sürekli dolaştığı için her çocuğu kontrol eder.Önde

oturan öğrenecek,arkada oturan öğrenemeyecek, ya da öğret-

men öndeki çocukla ilgilenecek, arkada oturanla ilgilenmeyecek

diye bir durum söz konusu değildir.

 

 Bu günlük de bu kadar.Yavrularımızı öpüyor,başarılar diliyorum. 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!


ETKİLİ MASAL ANLATMA

6/8/2006 · Kategori: egitim

 

Etkili masal anlatmanın püf noktaları

Ne televizyondaki çizgi film saltanatı, ne sinema filmlerinin büyüsü çocukları masal dinlemekten alıkoyuyor. çocuklar hala büyüklerden masal dinlemek istiyorlar. Ama artık büyükler masal anlatma işini eskiler gibi beceremiyorlar


Masal anlatırken ve okurken nelere dikkat edilmeli?

* Anne ve babaya düşen en önemli görev masalı sabırla okumak ya da anlatmaktır. Çocuğunuz aynı masalı beş kere istediyse beş kere okumak zorundasınız.

* Şiddet içeren kitapları okumayın.

* Kitaptaki resimler üzerine konuşun; ama ilk önce çocuğunuzun fikrini alın.

* Mimiklerinizi canlı tutun. Bir tiyatro sanatçısı gibi davranmanız gerekmiyor elbette; ama en azından el kol hareketleriyle canlılık kazandırabilirsiniz.

* Masalı her gün okumayı alışkanlık haline getirin.

* Masalı, kapıyı açmak, yemeğin altını kapatmak için kestiğinizde ve sayfayı çevirirken çocuğunuzu “Ay! Bakalım neler olmuş?” şeklinde cümleler kurarak meraklandırın.

* Masalı çocuğunuz oyun oynamaktan yorulduğu zamanlarda okumak daha iyi netice verir.

* Çocuğunuzun okuduğunuz masal üzerinde düşünmesini sağlayın. Sorularınıza cevap verirken ne demek istediğini tam olarak anlatamıyorsa bile sakın “ne dediğini hiç anlamadım” gibi bir cümle kurmayın. Başınızla onu onaylayın ve masalın ana fikrini anlatın.

* Çocuğunuzun bir kitabı okumasını istiyorsanız, asla emretmeyin. “Şöyle bir kitap okudum. Çok güzeldi. Senin de okumanı isterdim.” deyip kitabı çocuğunuzun odasına bırakın ve çıkın. Emin olun ki çocuğunuz o kitabı okuyacaktır.

* Kitap okuma saatlerini kendiniz için de bir zevk haline getirin. Yerlere minderler koyun, meyve tabakları hazırlayın ve çocuklarla aynı hizada oturmaya dikkat edin.

* Masal kahramanını tarif ederken “aynı senin gibi” ya da “teyzene çok benziyor” gibi cümleler kullanırsanız çocuğunuzun hayal gücünü sınırlamış olursunuz.

* Bütün enerjinizle orada olun. Çocuklar sizin masalı sıkılarak anlattığınızı anında fark ederler. Çocuğunuz uyumak üzereyse yumuşak, hareketliyse canlı bir ses tonu kullanın. Kelimeleri ne çok yayın ne de çok hızlı okuyun. Çocuğunuzun algılama düzeyini kontrol edin.

(Zaman- ailem)

 

 

KAYNAK: ANNEÇOCUK COM.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!